My Blog
 
  Anasayfa  Netbul  Yardım  Bize Ulaşın  Çıkış
keskinsirke
Yaş : 37
Cinsiyet : Bay
Yer : İstanbul
Eğitim : Lisans
Çalıştığım Sektör : Eğitim
Web Sayfam : Karikatür Sanatı
Sevdiğim Müzik Türleri : Türk rock
Tuttuğum Takımlar : Sanırım futboldan hiç anlamıyorum.
Yaptığım Sporlar :
Yürüyüş
Hobilerim : Karikatür çizmek büyük bir zevk veriyor bana. 3 boyutlu sanata da ilgi duyuyorum.
Sigara : İçmem
Yaşarım : Ailemle
Yazılarım  

Karikatür Nedir? Karikatür Sanatının Geçmişi

06.06.2007 Kültür Sanat

   Karikatür, başlangıçta resim sanatının bir koludur. Karikatürün özelliği, tanınabilir bir orijinal modelden farklılaşmasına dayanır. 
   Tanınmış kişiler ve olaylarla alay eden, kişileri ve olayları çeşitli şekillerde abartarak güldürme ve düşündürme amacını güderek çok az desenle çizgiye döken sanat: Hitler’in bıyığı gibi. Sözlü ve sözsüz olmak üzere ikiye ayrılır. Kimi kaynaklarda sanayi çağının bir sanat ürünü olarak kabul edilir. İlk sanayileşen ülkenin İngiltere olması, orada ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Buna rağmen kelime İtalyanca “caricatura” kelimesinden türemiştir. Kelime anlamı da “abartmak, alay etmek”tir.Kaynaklara göre kelimeyi ilk kez İtalyan ressam “Annibale Caracci”nin kullandığı yazılıdır. Ressam, insan yüzlerini bir hayvanı veya bir bitkiyi andıracak biçimde ama aslına benzer olarak çizerek yanında çalışanları eğlendirirmiş. İngiliz yayıncı “Arthur Port” 1740 yılında çeşitli sanatçıların 25 karikatüründen meydana gelen bir albüm yayınlar. Karikatür, daha çok gazete ve magazin dergilerinin isteklerine uygun bir şekil alır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikalı sanatçıların öncülüğünde ortaya çıkan karikatür anlayışı yaygınlık kazanır. Bu anlayış, yazı ile çizimi bir bütün haline getirmek hatta çoğu zaman yazısız olan bir tarzdır. Karikatürün çizgiye dayanan bir sanat oluşu, minyatür ve hat sanatının zengin geçmişi nedeniyle Türkler tarafından yabancılık kabul edilmez. İlk karikatür 1867 yılında “İstanbul” adlı dergide çıkar. Toedor Kasap’ın 1869’da yayınlamaya başladığı “Diyojen” dergisi sayesinde karikatür bağımsız bir yayın ortamına kavuşur. 2. Abdülhamit meclisi kapatıp anayasayı rafa kaldırınca karikatür yayını da sona erer. Karikatürün ilk dönemi böylece kısa sürer. 1908’de 2. Meşrutiyet ilân edilince basın özgürlüğü ile birlikte karikatür de öne çıkar. 1928’te Türk alfabesinin kabulünden sonra basının canlılık kazanması, karikatüre de yarar. Türk karikatürünün en ünlü imzaları bu dönemde ortaya çıkar. Karikatürün gazetelere girmesi, ilk çizgi romanların yapılması, ilk karikatür albümlerinin yayınlanması, ilk karikatür sergilerinin açılması bu dönemin ürünüdür. Bu dönemde Türk karikatürü özgün bir biçim kazanır. Çizimler ilk zamanların resim görüntüsünden kurtulur. İnsanlar gibi bitkiler ve nesneler de karikatürize edilmeye başlar. Örneğin, İstanbul’un eski evleri, devriliverecekmiş gibi öne eğik çizilir.

 Devamı
Yorumlar
Merhaba,Karikatür çiziyor musunuz?Eğer çiziyorsanız paylaşır mısınız?
ozlemdincer
Merhaba Şahin, Hayatta her zaman hobilere yer vermeliyiz.Yoksa bu hayat çekilmez... Evet çalıştığım sektöre medya dedim ama gazete ya da televizyon değil :) En uygun seçenek o gibi duruyordu onu seçtim. Ama adı bende kalsın olur mu? Karikatürü ben çok severim.Hatta evde kendimi çizdirdiğim karikalarımda var. Özellikle yazılı konulu olanları okumaktan çok hoşlanırım.Çünkü gülmek lazım değil mi. Yaptığın karikatürleri bizimle paylaşırsan zevkle okuruz... Belki sende tekrar bu hobine başlarsın... Saygılar, Özlem
ozlemdincer
Resim yapabilirim ama ne yazıkki karikatür yapmayı pek beceremem.Bazılar için bulunamayacak bir kaynağı yazmışsınız.İlgilenenleri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.
yigidolar
Herkese bir önerim var: Kısa yoldan zengin olmak ister misiniz? Cevabınız evet ise, sizleri bu adrese bekliyoruz: www.alperennet.com
ALPERENSAYAR

İstatistikler
 

 
MyBlog Anasayfa | Kullanım Koşulları | Yardım | Netbul | Bize Ulaşın