|
Karikatür, başlangıçta resim sanatının bir koludur. Karikatürün özelliği, tanınabilir bir orijinal modelden farklılaşmasına dayanır.
Tanınmış kişiler ve olaylarla alay eden, kişileri ve olayları çeşitli şekillerde abartarak güldürme ve düşündürme amacını güderek çok az desenle çizgiye döken sanat: Hitler’in bıyığı gibi. Sözlü ve sözsüz olmak üzere ikiye ayrılır. Kimi kaynaklarda sanayi çağının bir sanat ürünü olarak kabul edilir. İlk sanayileşen ülkenin İngiltere olması, orada ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Buna rağmen kelime İtalyanca “caricatura” kelimesinden türemiştir. Kelime anlamı da “abartmak, alay etmek”tir.Kaynaklara göre kelimeyi ilk kez İtalyan ressam “Annibale Caracci”nin kullandığı yazılıdır. Ressam, insan yüzlerini bir hayvanı veya bir bitkiyi andıracak biçimde ama aslına benzer olarak çizerek yanında çalışanları eğlendirirmiş. İngiliz yayıncı “Arthur Port” 1740 yılında çeşitli sanatçıların 25 karikatüründen meydana gelen bir albüm yayınlar. Karikatür, daha çok gazete ve magazin dergilerinin isteklerine uygun bir şekil alır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikalı sanatçıların öncülüğünde ortaya çıkan karikatür anlayışı yaygınlık kazanır. Bu anlayış, yazı ile çizimi bir bütün haline getirmek hatta çoğu zaman yazısız olan bir tarzdır. Karikatürün çizgiye dayanan bir sanat oluşu, minyatür ve hat sanatının zengin geçmişi nedeniyle Türkler tarafından yabancılık kabul edilmez. İlk karikatür 1867 yılında “İstanbul” adlı dergide çıkar. Toedor Kasap’ın 1869’da yayınlamaya başladığı “Diyojen” dergisi sayesinde karikatür bağımsız bir yayın ortamına kavuşur. 2. Abdülhamit meclisi kapatıp anayasayı rafa kaldırınca karikatür yayını da sona erer. Karikatürün ilk dönemi böylece kısa sürer. 1908’de 2. Meşrutiyet ilân edilince basın özgürlüğü ile birlikte karikatür de öne çıkar. 1928’te Türk alfabesinin kabulünden sonra basının canlılık kazanması, karikatüre de yarar. Türk karikatürünün en ünlü imzaları bu dönemde ortaya çıkar. Karikatürün gazetelere girmesi, ilk çizgi romanların yapılması, ilk karikatür albümlerinin yayınlanması, ilk karikatür sergilerinin açılması bu dönemin ürünüdür. Bu dönemde Türk karikatürü özgün bir biçim kazanır. Çizimler ilk zamanların resim görüntüsünden kurtulur. İnsanlar gibi bitkiler ve nesneler de karikatürize edilmeye başlar. Örneğin, İstanbul’un eski evleri, devriliverecekmiş gibi öne eğik çizilir.
|