My Blog
 
  Anasayfa  Netbul  Yardım  Bize Ulaşın  Çıkış
feryatt
Yaş : 26
Cinsiyet : Bay
Yer : İstanbul
Eğitim : Lisansüstü
Çalıştığım Sektör : Öğrenci
Web Sayfam :
Sevdiğim Müzik Türleri : ayrım yapmam
Tuttuğum Takımlar : bjk
Yaptığım Sporlar :
Yürüyüş
Hobilerim : kitap okumak, müzik dinlemek, dolaşmak, Konfranslara katılmak, araştırmak
Sigara : Nefret Ederim
Yaşarım : Ailemle
Yazılarım  

Atatürk´e dil uzatma sebepsiz

04.07.2008 Siyaset-Politika

Esir iken mümkün müdür ibadet

Yatıp kalkıp Atatürk´e dua et

Senin gibi dürzülerin yüzünden

Dininden de soğuyacak bu millet

İşgaldeki hali sakın unutma

Atatürk´e dil uzatma sebepsiz

Sen anandan yine çıkardın amma

Baban kimdi bilemezdin şerefsiz

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

KORKMUYORUM SENİ SEVMEKTEN..::

03.07.2008 İlişkiler

Kaçmaya çalıştığın gerçek, Birgün karşına çıkacak.

Ve işte o gün Kaçacak yerin olmayacak.

Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum ..

Sana ulaşamadığım dakikalarda. Sesini duymayı

 Seni özlemeyi Hiç görmesem bile Seninle olmayı seviyorum.

 Hiç korkmuyorum seni sevmekten.

Senin gülüşünü seviyorum..

 Her bana bakışında Gözlerinde okuduğum o duyguyu

 Gözlerindeki gözlerimi seviyorum...

Gönlünü seviyorum .. Özünü seviyorum senin ..!!

 Dudaklarındaki sözlerini seviyorum..

Yine de korkmuyorum seni sevmekten...

 Ben sendeki o sıcaklığı.. Sana olan uzaklığı seviyorum...

Yanaklarından akan göz yaşlarını..

 En çok, dağınık olduğunda saçlarını..

 Beni arayan ellerini seviyorum..!!

Yalnızlığımı seviyorum ..

Sebebi sensen Ayrılığını seviyorum,

 En çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum...

 Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum.

İçimden haykırmak geliyor..

Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor.

 Ağlamak geliyor seni görmezsem

Özlemek geçiyor içimden seni Sevmek geçiyor. ..

İçimden sana doğru giden Bin bir türlü yol geçiyor.

İçimden sen mutlu olacaksan Ölmek bile geçiyor gülüm..!!

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Ben yalnızca seni seviyorum,

 Ne o muhteşem güzelliğin Ne kalbimdeki özelliğin

 Ne de sevdiğim için değil,

 Seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için.. Kalbin için..

Aklın ve sevgin için Seviyorum seni..!!

 Ben seni en çok kendim için seviyorum

 Belki de ilk defa bencil oluşumu Sana borçlu olduğum için.

 Seni her şey için seviyorum.

Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için.

 Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Her dakika seninle olmayı seviyorum.

 Gözlerimi her açtığımda Aklıma gelişini seviyorum...

 Her gece uyumadan önce Seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum

 Uyumadan önce seni düşününce.

Ben seni en çok Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

 Ben seni bu şehirde olduğun için değil

Benimle aynı toprağa ayak bastığın için

 Benimle Aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.

Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum.

Benim kemiklerimi ısıtan Yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye Seviyorum seni...

Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.

Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum

Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum Rabbim´e açıldığında

Kalbini seviyorum kapıları açıldığında

Ve gözlerini seviyorum Her karşımda kapanıp açıldığında.

 Bana baktığında İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum,

 Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

 Her kibrit çaktığımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum.

Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum.

Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi

Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum..!!

Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye ..

 Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye..

 Ruhumu seviyorum, seni ruhuna Bu kadar yakın diye...

 Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluğumu seviyorum...

Gülümsememi seviyorum Seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum

 Sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum.

Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum.

Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum.

Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum.

O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile,

İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için

Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum.

 Yine de korkmuyorum seni sevmekten..!!!

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

Gozaltilar uzerine ciglik....

02.07.2008 Siyaset-Politika

Itiraf ediyorum: Kemalistim..."Ulusalciyim"...Bu vatanin bolunmez butunlugune Hatta Misak-i Milli´ye inaniyorum...Turkum ve dogruyum...
 
Yasananlarin ustune soz soylenmiyor artik...Zaten soz degil ciglik lazim,isyan etmek lazim ne bileyim bagirmak lazim..Soyleyin ne yapmak lazim?
 
Haydi...Herkes itiraf etsin sucunu....

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

KUSURSUZ OLMAK

26.06.2008 Günlük Yaşam

Çin´de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki  ucuna astığı
testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden
birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve
çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun
tümünü taşır, ulaştırırmış eve..Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden
çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki  sene her gün bu
şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında
sadece 1,5 testi su kalırmış...Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini
mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı  çatlak olan
kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece  yarısını eve < BR>ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın  sonunda bir gün,
görevini yapamadığını düşünen çatlak  testi,ırmak kenarında adama şöyle
demiş:

´Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar
akıp gidiyor..´ Adam gülümseyerek dönmüş testiye; ´Göremedin  mi? Yolun
senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.
Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.Çünkü ben başından beri  senin
kusurunu, çatlaklığını biliyordum..Senin tarafına çiçek tohumları ektim.. Ve
hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın.. 2 senedir o güzel
çiçekleri  toplayıp,masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın
olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim´ diye cevap vermiş.

Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has  kusurları
vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
ilginç yapan,mükafatlandıran, renklendiren..

Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.. Onlardadaki  kusurları
değil, içlerindeki güzellikleri görün...

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

Günün mana ve ehemmiyetine uygun...

26.06.2008 Siyaset-Politika

*Temel 20 senedir Almanya´da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya´dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki Almanlar Temel´i tanıyorlar, seviyorlar. *
*Sormuşlar ; ´Niye donuyorsun´ diye. *
*Temel ´homoseksüeller yüzünden´ demiş. *
*Bürodakiler şaşırmış ;´Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler´ Temel ; ´Beni rahatsız etmiyorlar´ demiş. Bürodakiler yine şaşırmış; ´Peki neden gidiyorsun?´ Temel cevaplamış : ´Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı,10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl önce de evlenmelerine izin verildi.
Homoseksüellik MECBUR olmadan dönmek istiyorum.*

 
*** KISSADAN HISSE ***

Türkiye´de de 30 yıl önce turban diye bir şey yoktu, 20 yıl önce takmaya başladılar, simdi serbest oluyor, MECBUR olmadan bir şeyler yapmak lazım...!*

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

ATATÜRK´ÜN TÜRK DİLİ´NE İLİŞKİN TEMEL GÖRÜŞLERİ

21.06.2008 Kültür Sanat

"En iyi savunma yöntemi, saldırıdır. Bu durumda dil alanında türemiş yabancılıklara saldıralım; ağacı bir kez silkeleyelim : Görelim, hangi çürükler düşecek; kalan sağlamlar bakalım ne kadardır? Dökülmeyenler, özleri ve arınmışları bulununcaya dek biraz daha işe yarayabilir; geçici olarak!..."

         "Türk Dili´nin özleştirilmesi, varsıllaştırılıp kamuoyuna bunların benimsetilmesi için bütün yayın araçlarından yararlanmalıyız. Her aydın, hangi konuda olursa olsun, yazarken buna özen gösterebilmeli, konuşma dilimiziyse uyumlu, güzel bir duruma getirmeliyiz."

         "Başka dillerdeki her bir sözcüğe karşılık olarak dilimizde en az bir sözcük bulmak ya da türetmek gerekir. Bu sözcükler kamuoyuna sunulmalı, böylece, yaygınlaşıp yerleşmesi sağlanmalıdır."

         "Batı dillerinin hiçbirinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı taşıyan Türk bilim dili terimleri türetilecektir."

         "Öyle istiyorum ki Türk Dili, bilimsel yöntemlerle kurallarını ortaya koysun. Bütün dallarda yazı yazanlar bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği, güzel uyumlu dilimizi kullansınlar."

         "Dil devriminin amacı, Türk Dili´nin kısırlaştırılması değil genişletilmesidir. Amacımız, Türk Dili´nin öz varsıllığını ortaya çıkarmak, onu dünya dilleri arasında, değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir."

         "En güzel ve ileri bir iş olarak türlü bilimlere ilişkin Türkçe terimler türetilmiş ve bu yolla dilimiz yabancı dillerin etkisinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır. Okullarımızda, eğitimin Türkçe terimlerle basılmış betiklerle başlamış olmasını kültür yaşamımız için önemli bir olay olarak belirtmek isterim."

         "Türk Dili´nin kendi benliğine, özündeki güzellik ile varsıllığına kavuşması için, bütün devlet kurumlarımızın, özenli, ilgili olması başkoşuldur."

         "Türk Dili varsıl, geniş bir dildir. Bütün kavramları anlatma yetisi vardır. Yalnız, onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde işlemek gereklidir."

         "Yeni Türkçe sözcükler önerebiliriz. Bu yönde ısrarla çalışmalıyız. Ancak bunları Türk Dili´nin olgunlaşma akışı içinde yapmalıyız."

         "Türk ulusu ile Türk Dilini uygarlık tarihinin ve kültür dillerinin dışında görmenin ne yaman bir yanlış olduğunu bütün dünyaya göstereceğiz."

         "Çocukluğumda elime geçen iki kuruştan birini betiklere (kitaplara) vermeseydim şu anda yaptığım işlerden hiçbirini yapamazdım. Daha çocukken, dersler, betikler arasında yuvarlanırken sezerdim ki bu dilin bir gereksinimi var. O gereksinimin ne olduğunu nasıl elde edileceğini bilmezdim. Ancak kesinlikle bir şeyler yapmak gerektiğini sezerdim."

         "Ulusal bilincin ayakta kalabilmesi, uyanık bulunması için dil ile tarih uğrunda çalışmak zorundayız."

         "Yaşamak isteyen uluslar, tarihleri ile tarihlerini her alanda yaşatan dillerine sağlam sarılırlar. Dilbilim, tarihin en uzak, en karanlık köşelerini aydınlatır. Türk tarihi, Türk ırkını ancak deneysel bilim belgeleriyle bulur. Türk Dili, bunlardan en önemlisidir. Türk´ün tarihsel varlığı ile bu varlığın yeryüzündeki yaygınlığını, özelikle Türk Dili´nin özgünlüğü çok açık bir kesinlikle göstermektedir."

         "Kültür işlerimiz üzerine ulusça gönüllerimizin titrediğini bilirsiniz. Bu işlerin başında da Türk tarihini doğru temelleri üzerine kurmak; öz Türk Dili´ne değeri olan genişliği vermek için yürekten çalışılmaktayız."

         "Bizim ulusalcılığımızın esası, dil birliğimizin korunmasıyla olanaklı olacaktır. Türkçe bütün Türkiye´ye egemen olmalıdır."

         "Sonsal (nihai) hedefimiz, yalnız Anadolu Türklerinin değil bütün Türklerin ortak Türkçesini yaratmaktır. Türkçe bütün Türkiye´ye ve Türk dünyasına egemen kılınacaktır."

         "Ulusal duygu ile dil arasındaki bağ çok güçlüdür. Dilin ulusal ve varsıl olması, ulusal duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk Dili dillerin en varsıllarındandır; yeter ki bu dil bilinçle işlensin."

         "Ülkesi ile yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."

         "İnanıyorum ki Türk ulusu, Kuran´ı kendi anadilinde okursa asıl benimsediği dinin özünü daha bir derinden ve daha bir bilinçle kavramış olacaktır."

         "Türk ulusunun dili Türkçedir. Türk Dili dünyada en güzel, en varsıl (zengin) ve kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sevip onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk Dili, Türk ulusu için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk ulusu geçirdiği sonsuz yıkımlar içinde ahlakını, göreneklerini, anılarını, çıkarlarını kısacası; bugün kendini ulus yapan her niteliğinin, dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk Dili, Türk ulusunun yüreğidir, beynidir."

         "Kesinkes bilinmelidir ki Türk ulusunun ulusal dili ile ulusal benliği bütün yaşamında egemen ve temel olacaktır".

         "Türk demek dil demektir. Ulus olmanın en belirgin niteliklerinden biri dildir. Türk ulusundanım diyen kişi, her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir kişi, Türk kültürüne ve ulusuna bağlılığını öne sürerse buna inanmak doğru olmaz."

         "Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türk´üm diyene !"

         "(Ölüm döşeğindeyken) Bakınız arkadaşlar, ben belki çok yaşamam. Ancak siz ölene değin Türk gençliğini yetiştirecek ve Türkçenin bir kültür dili olarak gelişmeyi sürdürmesi yolunda çalışacaksınız. Çünkü Türkiye ile Türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir."

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

hayatın SINaVI

17.06.2008 Günlük Yaşam

   Hayatımız hep sınav olmuş. ÖSS, KPSS, DGS, ÜDS, kpds, SBS, ALES ve niceleri. bu ülkede her şey bu kadar ayrıntılı oluyorda neden siyasi kararlarda ve uygulamalarda bu şart aranmıyor? Mesela bir torpil olmasa, mesela bir adam kayırmamaca olsa ....

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

Murphy Kanunları

13.06.2008 Siyaset-Politika

(Para, Aşkı Satın Alamaz Fakat Sizi Kesinlikle İyi Bir Pazarlık Yapabilecek Konuma Getirir. )

Murphy Kimdir?

1917 Doğumlu Edward A. Murphy Jr. Abd Hava Kuvvetlerinde 1949´da Roketler Üzerine Deney Yapan Mühendislerden Biriydi. İnsan Üzerine İvmelenmenin Etkilerini İnceliyordu (Usaf Proje Mx981). Deneylerden Biri Pilot Üzerinde 16 Değişik Noktaya Akselometre Takılması Gerekiyordu. Sensör Bir Yapıştırıcı İle Ancak İki Türlü Takılabiliyordu Ve Birisi 16 Sensörün Tamamını Da Yanlış Takmayı Becerdi. Bunun Üzerine Murphy , Daha Sonra Kanun Olarak Nitelendirilecek İlk Söylemlerini Bir Basın Toplantısında Açıkladı. Bir Kaç Ay İçinde ´Murph´nin Kanunları´ Mühendislik Sahasında Çalışanlar Arasında Yayıldı Ve 1958´de De Nihayet Webster´in Sözlüğüne Girdi

 

1 - Ters gitme olasılığı taşıyan bir şey ters gidecektir.
2 - İşler beklenenden daha uzun zaman alır.
3 - Eğer bir şey birden fazla ters gitme olasılığı taşıyorsa size en fazla zararı dokunacak kombinasyon oluşur.
4 - Eğer bir işte bir terslik olması için x sayıda farklı yol varsa ve siz işe başlamadan önce x sayıda tedbir aldiysaniz x+1 terslik siz işi bitirmek üzere iken ortaya çıkar.
5 - Olaylar kendi haline bırakıldığında kötüden daha kötüye doğru gider.
6 - İşinizin tüm aşamalarını planlayıp birinci aşama ile işe başladığınızda, birinci aşamadan önce tamamlanmış olması gereken bir aşama ortaya çıkar.
7 - Problemlere getirilen Çözümler yeni problemler yaratır.
8 - Hiç bir şey kimsenin bir daha bozamayacağı bir seviyeye dek mükemmelleştirilemez. Çünkü böyle bir seviye yoktur ve aptallar en basit şeyleri bozma konusunda son derece yaratıcıdırlar.
9 - Doğa hata ve eksikten yanadır.
10 - Doğa olumsuz sonuçları korur ve müdahalesini olumsuz sonuç lehine yapar.
11 - Her şey simultanet Sırasız-Düzensiz olarak ters gider.
12 - Durum iyiye gitmeye başladığında mutlaka unuttuğumuz veya gözden kaçırdığımız bir nokta vardır.
13 - Hiçbir şey kalıcılık kadar geçici değildir.
14 - İşinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın, mutlaka sonuçlara modifikasyon getirecek bir amiriniz bulunacaktır.
15 - Tecrübe ihtiyacınız geçtikten sonra edinilir.
16 - Çekici, güzel ve sizden hoşlanabilecek bir kadınla tanışma olasılığınız;

a-yanınızda karınız varken,

b-yanınızda sizden daha yakışıklı bir arkadaşınız varken,

c-yanınızda sizden daha zengin bir arkadaşınız varken artar.


17 - Şöhret geçebilir ama unutulmuşluk kalıcıdır.
18 - Zamanı gelmiş bir hata kadar kaçınılmaz hiçbir şey yoktur.
19 - Gerçek hiçbir problemin çözümü yoktur.
20 - MURPHY`NİN ALTIN KURALI: Altını bulan kuralı koyar.
21 - Herhangi bir cisim kendisine en çok zarar verecek biçimde yere düşecektir. Bunu yasayı tamamlayıcı eklerle açıklayalım:

a - üzerine yağ sürülmüş bir ekmek diliminin yağlı yüzünün üstüne düşme olasılığı alttaki halının değeri ile doğru orantılıdır,

b - yere düşecek ilk, belkide tek parça en pahalı parça olacaktır,

c - eşyalar yere her zaman dik açıyla düşerler,

d - düşürülen her parça avadanlık,atölyenin en ulaşılmaz köşesine dek yuvarlanacaktır,ve siz onu ararken ayağınıza ilk çarpan şey de o olacaktır;

e - tezgahtan düşen küçük parçaların bulunma olasılığı parçanın büyüklüğü ile doğru orantılı, sizin işi tamamlama süreniz ile ters orantılıdır.

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?

10.06.2008 Siyaset-Politika


Lozan´da doktora yaptıktan sonra Atatürk
tarafından "Hukuk Reformu yapmakla"görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt,
savcılar için "Cumhuriyet Savcısı" unvanının isim babasıdır.
Ata´nın huzurunda "Hukuk Reformu" için fikir fırtınası yapılırken, Bozkurt çok tepki alır
ve sıkıştırılır:
"Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir? "
Cumhuriyet Başbakanı,
Cumhuriyet Bakanı,
Cumhuriyet Müsteşarı,
Cumhuriyet Valisi,
Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,
Neden Cumhuriyet Savcısı?
Savcılara neden bu imtiyaz?
Atatürk, Bozkurt´a "Ne diyorsun?" diye sorar.
Bozkurt´un cevabı çok net olur:
"Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan,
validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı´dır."
Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. "Devam et Bozkurt" der.
Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi hukuk reformuna ve Atatürk´ün yorumuna kadar uzanır.
Bugün Cumhuriyet Başsavcısı üzerinde şimşekler çaktırılırken, bu anının bir kez daha yazılması gerekliydi.

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

MAHKEME DEDİ Kİ!!!!

07.06.2008 Siyaset-Politika

     Doğruyla yanlışı ayırt eden makam sonunda gerçeği söledi. Bazıları belki halen ısrar edecek ama gerçek bu. Bu elkede laiklik var ve bunu değiştirmek bile aptallıktır. bundan sonrası için bu ülkeyi artık çıkmaza sokmak kararlılığından vazgeçilse keşke

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

sebepsiz bir siyaset

03.06.2008 Siyaset-Politika

   İnsanlar neden her zaman? hiç yokken ben bugün çok yorgunum der? aniden ağlamak ister? sebepsiz yere gülme krizi tutar? HER DEFASINDA ALDATILDIĞINI BİLE BİLE SİYASİLERE GEBE KALIR?

 Devamı
Yorumlar
çünkü bizim halkımız çok unutkan ve ii niyetli. ve bu böyle olduğu sürece bu durum devam edecektir
aylinozdemir

İŞTE TÜRKİYEEEEE

30.05.2008 Siyaset-Politika

  

       Nezaman gündem değişecek diyorduk oda oldu nihayet. Tele kulak. kulaktan dolma haber değil üstelik kulakları birebir dolduran haber. bu kadar rezil ve aşağılık olayların yaşandığı bir siyasi ortamda gördük. ölsekde artık gam yemeyiz heralde

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

ZAMANIN GERİSİNDEEEEE

23.05.2008 Günlük Yaşam

      Her geçen gün yeni bir kışkırtma ve yeni bir dayatm. El atmadığımız yargı kalmıştı onuda yaptık. ülkemde değişen onca şey arsında nedense her değişiklik demokrasi adına yapılıyor ve bu demokraside de bizler demokratikleşme nasıl olur yeni yeni öğreniyoruz!!!! İnsanımız nedense okumaktan ve araştırmaktan yoksun. bu zihniyetin değişmesi için çok yol almamız gerekiyor. okumak için illaki bir şeylerin hiybe edilmesi ya da para verilmesi gerekmiyor. gelişen teknolojide bile okumayan bir kuşak yetişiyor. Sadece sohbet ve oyun kültürünün geliştiği bir internet aşkından öteye gidemiyoruz. Bu değişime karşın biz halen zamanhın gerisinde olmayı kabul etmiş gibiyiz!!!!!

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

DEĞİŞEN ZAMANDA YIĞILAN BEKLENTİLER

20.05.2008 Günlük Yaşam

            Hayata hep faklı pencerelerden bakan ama aynı amaca hizmet etmeye çalışan insanların işi çok zordur. ülkemizde herkes bir beklenti içerisinde. 19 Mayıs bile eski tadını yitirdi (yitirtildi) gençlik artık 19 mayıslarda ya cafelerde ya da sinemalrda. biz küçükken stadlara gider çoşkuyla kutlardık ve halende yapıyoruz ama benim çocukluğumun gençliğimin o coşkusu yok artık. bunun nedenide aynı amaca hizmetr ettiyini söyleeyen siyasi liderlerimiz. acaba bugün mutlular mı? içinizde bilen var mı bilmiyorum ama ATATÜRKÜN ünlü BURSA NUTKUNU açıp okuyun lütfen. okuyunda ATA´nın bu günleri nasıl gördüğünü sizlerde görün...

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

Aşk Artık Yürekli Olmalı ....

18.05.2008 İlişkiler

Vaktinde sevmeli insan
Ne geç kalmali ne de erken davranmali
Hiçbir mutluluk sebepsiz olmamali
Yasanan her ani hatirlandiginda ayri bir anlam tasimali

Eller ürkek olmamali, duygular utanmamali
Düsünmeli ve insan o ani yasamali, yasatmali
Ask dedigin vakitlice olmali sevgili anlamali
Ne geç kalmali ne de erken davranmali

Çilginca yasanmali asklar, hatta hesapsiz sevmeli insan
Sevgi o kadar degerli olmali ki, Seni bedeninden çalip;
Ruhunu insafsizca soguk bir kis sabahi bir kadina satmali, kadin onu haketmeli
Ask pervasiz yasanmali Ask çilgin ve tutarsiz olmali

Bir kadinin yaninda için kipir kipirken dilin susmamali
Onu çok seviyorsan bu kelimelerle dile gelmeli, dudaklarla anlatilmali
Askta insan utanmamali, en gizli duygular anlatilabilmeli, yasanmali
En çilgin geceler ask varsa yasanmali, ASKTA INSAN YÜREKLI OLMALI


 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

utanç

14.05.2008 Siyaset-Politika

       bir önceki gün kendimize sorduğumuz soruların verdiği biraz sıkıntı, biraz da heyecanla uyanıyoruz ertesi güne. bakın yeni bir gün ve değişen yeni bir TÜrKİYe. her şey bu kadarda hızlı mı değişir diye düşünürken değiştiyini görüyoruz artık. Geçn zaman ve iyiye gitmeyen götürülmeyen ülke TÜRKİYe. Siyasi istikrar bile artık yok. cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmayan çıkamayan bir kuşak geliyor.

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

BİR GÜN BİR İNSAN ÖLDÜ

12.05.2008 Günlük Yaşam

Bir gün bir insan öldü. Tütsüler yakıldı. İnsanlar ağlaştılar. Bir gün bir insan öldü ve başkaları da vardı. Her gün her insan öldü. Aslında var ya¤ kimse yaşamamıştı zaten...kimse gerçekten yaşayamamıştı... Sonunda her şey sonsuzluğa karıştı... sonunda düşünce evrendi... Düşünce yaşamdı....ve Yaşam öldü! Yaşasın yeni yaşam! Yaşasın yeni sonsuzluk! Yaşasın hayat! Yaşasın ölüm.. Piyanonun tuşlarına sindi ruhun ağırlığı... İsyan! Çığlık. Arzu. Özlem. Ve her sabah güneşinin umudu özgürlük..........fakat gitti. Gitti.
      Uyan ey suskun karanlık bilgisayarın eşsiz vızıltısı çıldırmış insanoğlu anlamsız komedi ıslak gül çiçek çocukların şarkısı uzaktan kumandalı kadın boşluk açlık ölümsüz ruhun intikamı korku gitarın çığlığı neo tekno dijital kuş cıvıltısı uykusuz geceler acı ve zevk ve savaş ve sen ve ben ve ateş ve su ve hava ve toprak ve zeka ve duygu ve ruh ve beden ve arzu ve nefret ve korku veya özgürlük ya da kırmızı turuncu ve sarı yeşil mavi yahut mor yahut menekşe requiem yer yer mürekkeplenmiş kağıt tekillik boşluk hiçlik tanrı her sabah aynaya baktığımızda bir an göz göze geldiğimiz katışıksız sonsuzluk ve daha tanımıyoruz var olan hiçbir şeyi ve bir yoklukta hayat ve olmayan bir dünyada olmayan oyunun olmayan kuklaları şimdi ve sana yine de anlatamam olmayı çünkü taşıyamaz olmanın yükünü hiçbir kelime omuzlarında...

 Devamı
Yorumlar
Yorum Bulunamadı.

BİR GÜN BİR İNSAN ÖLDÜ

12.05.2008 Günlük Yaşam

Bir gün bir insan öldü. Tütsüler yakıldı. İnsanlar ağlaştılar. Bir gün bir insan öldü ve başkaları da vardı. Her gün her insan öldü. Aslında var ya¤ kimse yaşamamıştı zaten...kimse gerçekten yaşayamamıştı... Sonunda her şey sonsuzluğa karıştı... sonunda düşünce evrendi... Düşünce yaşamdı....ve Yaşam öldü! Yaşasın yeni yaşam! Yaşasın yeni sonsuzluk! Yaşasın hayat! Yaşasın ölüm.. Piyanonun tuşlarına sindi ruhun