|
fatihcetinkaya
|
|
|
|
|
|
Yaş
|
: |
22
|
|
Cinsiyet
|
: |
Bay
|
|
Yer
|
: |
İstanbul
|
|
Eğitim
|
: |
Lisans
|
|
Çalıştığım Sektör
|
: |
Gıda
|
| Web Sayfam |
: |
www.menacam.com
|
|
Sevdiğim Müzik Türleri
|
:
|
Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Anadolu Rock
|
|
Tuttuğum Takımlar
|
:
|
Galatasaray
|
| Yaptığım Sporlar |
: |
|
|
Hobilerim
|
: |
internet
|
|
Sigara
|
:
|
İçmem
|
|
Yaşarım
|
:
|
Ailemle
|
|
 |
Yazılarım |
|
|
|
Öğrenme Çocukken Başlar :)
11.07.2007 Mizah
|
|
|
İYİ YAPILMIŞ BİR İŞİ TAKDİR ETMEYİ :
"Bana bakın, gidin birbirinizi dışarda gebertin, evi daha yeni temizledim...!!!"
DUALARIN GÜCÜNÜ :
"Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu farketmedi..."
ZAMANA KARŞI YARIŞMAYI :
"O oyuncaklarını topla yoksa bi tekme attığım gibi hepsini karşı sahilden toplarsın.."
MANTIKLI DÜŞÜNMEYİ :
"Ben öyle diyosam öyledir...!!!"
İLERİ GÖRÜŞLÜ OLMAYI :
"Çıkmadan önce temiz bi çamaşır giy..
yolda Allah korusun başına birşey gelir kirli çamaşırla etrafa rezil olursun."
HAYATIN TRAJİKOMİK YANLARINI :
"Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem..."
HAYATIN ÇELİŞKİLERLE DOLU OLDUĞUNU :
"Kapa çeneni ve çorbanı iç ..!!"
DAYANIKLI OLMAYI :
" O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK..!!!"
HAVA RAPORU TAHMİNİ YAPMAYI :
" Şu dağınıklığa bak...
yabancı biri görse odanın ortasından kasırga geçmiş sanır..."
ABARTMAYI :
"Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla içeri girme diye..!!"
DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİNİ :
"Babana çekeceğine biraz bana çekseydin noolurdu ..."
OLAĞANÜSTÜ DURUMLARA HAZIRLIKLI OLMAYI :
"Dinleme bakalim anne sözü dinlemee...!!!
Kafana meteor düşecek kenara çekil" diye bağırsam onu bile dinlemezsin di mi......!!!!"
KISKANMAYI :
" Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bi aileye sahip olmayan, kaç milyon çocuk var biliyor musun..."
SABIRLI OLMAYI :
"Baban eve gelsin, sen görürsün´´
HAKKIMIZI ALACAĞIMIZI :
"Eve vardığımızda ben bilirim sana yapacağımı"
DİYALOG KURMAYI :
"Sana bir şey sorduğumda cevap ver...!!"
"Ne söyleyeyim anne ?"
"Sus!! Bana cevap verme!!!"
TIP BILGİLERİNİ :
"Gözlerini şaşı yaparken bir gün öyle kalıvereceksin"
OLGUN OLMAYI :
"Bu tabağın hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin."
GENETİK BİLGİLERİ :
"Sen de o lanet olası babana çektin."
BİLGELİĞİ :
"Benim yaşıma gel de anlarsın o zaman."
VE...
ADALETİ :
"Bir gün senin de çocukların olacak..
İnşallah onlar da sana senin şimdi bana yaptıklarını yaparlar..."
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Teknolojik Aşk Şiiri :))))
11.07.2007 Mizah
|
|
Bizi dijital ortamlarda vurdular... Orta malı oldu tüm umutlar, Klavye tuşlarından ekrana zıplar, 80 GigaByte´lik ölümsüz aşklar...
Yaşananları Ctrl+S ile kaydedip, Ctrl+Z ile geri yaşıyorum. Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum. En çokta ekranı kapladığın o anı özlüyorum.
İtalik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevgilim. Öyle bir halt yedim ki, sakın affetme beni. Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni, Tüm sistemlerimi çökert, Zip´le sıkıştır ve parçala beni, Alt+F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni, Manzaralı mousepad´inde saatlerce gezdir beni, Yeni bir pencere açalım ve unutalım herşeyi. Geri Dönüşüm Kutusu´na gönderelim maziyi, Kısayol oluştur, fazla bekletme beni...
En çokta Flash animasyonlu o halini özlüyorum. PC görünüşlü, Macintosh duruşlu sevdiceğim, Kalpten kalbe Bağlantım bağlantısı yapılır. Kapanır kapılar, Ağa Oturum açılır. Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır.
Disconnect olursam beni yine arar mısın? Masaüstü´nde bulamazsan Belgelerim´e bakar mısın? Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da, Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır mısın?
Bütün programlar bu aşka hata verse de, Kes, Kopyala, Yapıştır ile taşıyorum sevgini, ADSL modemim benim, hadi hızlandır beni, Tüm virüslere meydan okur bu sevgi, Pentium IIII´üm benim, hadi uçur beni, Enter´a ulaştır, dl´den çek elini, En çokta formatladığım o halini özlüyorum.
40x sürücülü, 700 MHz ´li sevdiceğim benim... Bizi dijital ortamlarda vurdular, Orta malı oldu tüm umutlar, Klavye tuşlarından ekrana zıplar, 80 GigaByte´lik ölümsüz aşklar...
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Güncel Cep Telefonu İçerikleri
10.07.2007 Teknoloji
|
|
|
www.benimblog.com/cepdeposu/
Bu siteyi kendim hazırlıyorum. Güncel ve yasal içerikler burada. 
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
Herkese bir önerim var: Kısa yoldan zengin olmak ister misiniz? Cevabınız evet ise, sizleri bu adrese bekliyoruz: www.alperennet.com
|
|
ALPERENSAYAR
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hırs
25.06.2007 İlişkiler
|
|
Amerikalı bir zengin, iş seyahati sırasında Meksika´nın küçük bir kıyı
limanda gezerken, bakmış ağzına kadar balık dolu bir tekne ve içinde
keyifli bir balıkçı. "Merhaba balıkçı" diye seslenmiş, "Bu balıkları ne
kadar zamanda tuttun?" "Bir iki saatimi aldı" demiş balıkçı.
İştahlanmış bizim işadamı; "Ee, niye biraz daha kalıp daha fazla
tutmadın?" diye sormuş. "Bu kadarı bize yetiyor da ondan" diye omuz
silkmiş balıkçı. Şaşmış balıkçının bu kanaatkarlığına işadamı; "Kalan
zamanını nasıl
geçiriyorsun peki" diye üstelemiş.
Balıkçı, özetlemiş bir gününü: "Sabahları açılır, biraz
balık tutarım. Sonra çocuklarımla oynarım. Öğleyin karımla biraz siesta
yaparım. Akşamları
amigolarla beraber gitar çalıp şarap içer, geç vakte kadar
eğleniriz. Oldukça meşgul sayılırım senyor".
Gerinmiş Amerikalı: "Bak" demiş "..ben sana yardımcı
olabilirim. Bu işe daha çok zaman ayırmalısın. Daha büyük bir tekne bulup
daha çok balık tutmalısın. Oradan elde edeceğin gelirle daha büyük
tekneler alırsın. Kısa
sürede tuttuğun balıkları doğrudan işletme tesislerine
satarsın. Hatta zamanla kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Kısa
zamanda balıkçılık sektöründe bir numara olursun". Balıkçı merakla
"Bunları yapmak kaç sene alır sinyor" demiş:"15-20 yılda
halledersin" demiş Amerikalı, "Ama sonrası
daha parlak: Zamanı gelince şirketini halka açarsın,
hisselerini iyi paraya
satarsın, kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın."
"Milyonlar ha..."
diye tekrarlamış balıkçı... "Eeee... sonra?" "Sonra emekli
olursun. Küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin. İstersen zevk için
balık tutarsın. Çocuklarınla oynar, karınla keyfince siesta
yaparsın.
Akşamları da arkadaşlarınla şarap içip gece yarısına kadar gitar
çalarsın. Nasıl...? Mükemmel değil mi? "Balıkçı cevap vermiş,"Sence ben
şu anda ne yapıyorum!?.. "
Bir an olsun durup düşünseniz; "Bütün bu telaş ne için?.." Arada denize
açılıp, çocuklarınızla oynaşmayacak, dostlarınızla gitar çalıp şarap
içemeyecek olduktan sonra onca koşturmanın ne anlamı var?
Hırsla örülü onca yılın vaat ettiği final, halen yanı
başımızda duran mutluluksa, bu yarışa ne gerek var?
CAN DÜNDAR
|
|
|
| Devamı |
|
|
|
|
|
|
Prof. Dr. Üstün Dökmen der ki...
25.06.2007 İlişkiler
|
|
|
ESKİ VE GÜZEL BİR YAZI
"...cocugumuz düsüp kafasini masaya carpinca biz hemen masayi
doveriz, eh masa ehhhh sen niye orada duruyorsun ! diye, masa orada durmasa
cocuk kafasini carpmayacak sanir ve buyudukce yaptigi her hatayi
yukleyecek bir sey mutlaka bulur."
Malum...
Kızının mezuniyetini izlemek için Balıkesir´den Erzurum´a gelen
Başörtülü anne, tören salonuna alınmamıştı. Vicdanı olan herkesin yüreğini
Cız eden bu olayın sorumlusu kimmiş?
Kapıcı..
Simdi oldu işte...Kara Kuvvetleri Komutanı "Rektör iyi çocuktur,
Yapmaz öyle şey" falan demeye getirmişti.
YÖK Başkanı da, "Rektörün haberi yokmuş" dedi, çıktı işin işinden...Kimmiş suçlusu?
Kapıcı.
Mesela, bizim Balkan harbinden kalma, dandik vagonlara 160 Kilometre hız yaptırdılar.
Ilk virajda sizlere ömür...Kimin üstüne kaldı?
Makinist´in.
Mersin´de bayrağımız yakıldı, yırtıldı.Askere taş attılar, panzere
molotof...Memleket ayağa kalktı.
Kimin yüzündenmiş?.........Iki veled...
Gelene geçene ayran tost falan satan, kendi halinde sakin bir
kasabaydı, Susurluk...
Içişleri Bakanlığı, MIT, Jitem, generaller, özel tim polisleri,
kumarhaneciler, bakanlar, milletvekilleri, işadamları...
Bin kişi falan yargılandı.Her şey kimin başının altından çıkmış?
Yeşil´in.
Deprem oldu...
7 vilayette 50 bin kişi öldü. Binlerce bina yıkıldı, on binleri
ağır hasarlı. Hepsinin sorumlusu olarak kimi kulağından tutup hapse tıktık?
Veli Göçer´i.
Edirne´de bebeler şakır şakır öldü...Hiç utanmadan bisküvi
Kolilerine koyup, gömdüler. "Araştırdık, ihmal yok" dediler.
Peki neden öldü bu yavrular? Klima´dan...
Dikkat isterim, klimacı bile değil, klima.
Rakıdan öldük. O gün ile bu gün arasında ne değişti?......
Kapağın rengi...
Sanal "sorumlumuz" bile var...
Yollarda her gün 20 insanımız heba oluyor.
Trafik Canavarı´ndan...
Dolar patlarsa?
Enflasyon Canavarı´ndan...
Hatta "sorumlu olmayan sorumlumuz" da var...
Milli takım oynayıp yeniliyor.
Suçlusu kim?
Takıma alınmayan Hakan...
Domatesleri Ruslara kakalayamıyoruz...
Sinekten...
Deli dana geliyor.
Inekten...
Millet hormonlu diye tavuk yemiyor.
Erman Toroğlu´ndan.
Evleri su basıyor.
Yağmurdan.
Ormanlar yanıyor.
Sigaradan.
Gemi batıyor.
Dalgadan.
Iyi de kardeşim, uçak neden düşüyor?
Rahmetli pilottan...
Peki bu şartlarda hayatta kalmayı nasıl başarıyoruz?
Allah´tan..
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
Toplum olarak galiba en iyi yaptığımız şey bu, olaylara bir sebep, bahane ve en önemlisi bir sorumlu, bir suçlu bulmak.Savaş kazanılırsa generale madalya kaybedilirse cephe komutanına sürgün. Olayların meydana gelişindeki etkenleri araştırmak, geniş bakmak kimilerinin işine gelmez. Umarım bu salgın hastalıktan toplumumuz kısa zamanda şifa bulur. TEŞEKKÜR EDERİM.
|
|
yigidolar
|
|
he he süper
ama malesef doğru :)
|
|
Aysunkaya17
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Gün Nefesin Kesilecek!!
19.06.2007 İlişkiler
|
|
|
"Ey ölümlü fani nefsim! Elbette bir gün nefesin kesilecek. Hem de hiç ummadığın bir anda, hiç beklemediğin bir yerde. İşte o zaman umutların tükenecek, dünyan kararacak, göz kapakların hiç açılmamak üzere kapanacak, ağlaşanları duyamayacak kadar sağırlaşacaksın. Kalbinden hiçbir ses gelmeyecek, nabzın etrafındaki vaveylaya inat, hiç atmayacak. O kibirle, gururla, firavun gibi tozları savurduğun ayaklarının mecali kesilecek, nice günahlar işlediğin ellerin iki yanında mıhlanmış gibi duracaklar. O hain gülüsün ile hiç solmayacakmış gibi duran meymenetli yüzün buruşup pörsüyecek ve nuhusetli bir eda ve abus bir çehre ile terk edeceksin o çok sevip, uğruna en kıymetli şeylerini tereddütsüz feda ettiğin dünyanı... Ve terk edileceksin dostların tarafından, küreklerinden atılan toprağın altında bırakılarak! Ne neslin, ne malın, ne canın, ne rütben, ne de dünyevi dostların hiçbir teselli veremeyecekler sana. O dem sesler kesilecek, tek renkli dünyana göç edeceksin! Bağırmak isteyeceksin bağıramayacaksın, pişman olduğunu defalarca haykırmak isteyeceksin, dilin tutulacak. Geri dönmek isteyeceksin, ´Bir kez daha!´ diyeceksin. Kapıların sımsıkı kapalı olduğunu göreceksin. Hıçkıra hıçkıra ağlamak isteyeceksin, gözünden tek damla yaş akmadığını göreceksin. Kendi kendine hayıflanıp, beş para kıymeti olmayacak serzenişlerde bulunacaksın. Habire; sen vardım dedin, yok oldun işte! Sen oldum dedin öldün be işte.
Sen bildim dedin unutuldun işte. Gözün varken görmedin, kulağın varken dinlemedin, kalbin varken hissetmedin, aklın varken anlamadın. Şimdi hepsini kaybettin. Sana hizmet eden bütün arzuların; artık senin nankörlüğün, nâkadirsinaslığın, vefasızlığın, emanete hıyanet etmekliğin yüzünden senden şikâyet etmeye başlayacaklar.
Ey miskin nefsim! En ufak bir menfaatin için, en habis Şeytanların ayaklarını öpecek kadar zillete düşüyorsun. Sonsuz ve hakiki bir menfaat için neden başını secdeye götürmekte tereddüt ediyorsun? Hangi cesaretle kulluğun izzetini elinin tersiyle itiyorsun? Karanlık ve soğuk cehennem ateşinin seni yakmayacağına dair elinde bir senet mi var? O karacık ve daracık kabre konulmamak için bir taahhüt mü aldın yoksa? Titre nefsim, titre! Titre de kendine gel! Çünkü ölüm gelince titreyemeyeceksin.
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
Ne kadar ölümü düşünmek hatırlamak istemesekte kaçınılmaycak bir grçek varki bütün canlılar için ölümün var olmasıdır.İstemesende bazen gerçekle yüzyüze gelirsin.Ölümden korkarak değil en azından öldükten sonra geriye bırakılanların o insanı yaşatacağını bilmek ölüm korkusunu yenmeye en iyi ilaçtır. Öldükten sonra bile bu dünyadan bir ben geçti diyebilmeli.
|
|
yigidolar
|
|
|
|
|
|
|
|
Su Gibi Aziz, Su Gibi Aciz!
19.06.2007 İlişkiler
|
|
|
Bardağın içinde bir damla su vardı. Bir aşağı bir yukarı gezdirdim onu. Sonra durup seyrettim. O damla, aczin ve fakrın en güzel ifadesi olan göz yaşını andırıyordu; muhtaç oluşun, isteyen oluşun, yalvarış hâlinin sözsüz ifadesi olan göz yaşını…
Doğrusu suyun tarifinde bile acizlik ve fakirlik saklı. Renksiz, kokusuz, tadsız, şekilsiz deriz ona. Sahip olmayışın, renksiz oluşun sembolüdür o. Sahiplenmeyen ve kendilerinden bir şeyi olmayanların sembolü… Bu hâliyle su, hadsiz nimete kavuşanlara Hadsiz Nimet Veren’in güzel bir aynasıdır.
Kendisi renksizdir.
Fakat onda bütün renkler görünür. Gökkuşağı onun minik elleriyle boyanır. Her mevsim farklı renklere bürünür. Yeşil elbiseler onda dokunur, ağaçlara libas olur. Rengarenk giysileri giyinen bahar hurileri, onunla gülümser. Zinetleri olan meyveler, renkli şekillerde onun sayesinde sunulur bizlere.
Şekli ve biçimi yoktur.
Fakat bütün şekiller ve biçimler ona ihsan edilir. Hadsiz biçimli melek gibi beyaz karlar, o mürekkeple yazılır. Onun yüzünde hadsiz nakışlar dokunur. Yapraklar, çiçekler, kelebekler, insanlar ve hayat onun harcıyla şekillenir. Girdiği her şeyin biçimini alır ve Biçimi Veren Sanatkâr’ın sanatını gözlere okutur.
Kokusu yoktur.
Fakat bütün çiçek ve meyveler güzel kokularını onun hayattar kokusuzluğundan alırlar. Suyun kokusuzluğu, tüm güzel kokuların dibacesidir bir bakıma. Tüm nebatatın can damarlarında dolaşan kokusuz su, elsiz ipekböceğinin binbir işçilikli kozayı örmesi gibi, her güzel kokulunun varkılınışında pay sahibi olur. Böylece suyun sevinç gözyaşları, şükür tebessümüne dönüşür. O küçük damlacıklar sayesinde şükrün binbir türlü kokusu sinelere dolar.
Tatsızdır.
Oysa tatlılara tat veren en müstesna şerbettir o. Tüm lezzetler onun ellerinde sunulur bize. Tad onunla ulaşır dile; ve dillerin şükrüne vesile olur.
Su bize seslenir.
Der ki, “Benim gibi renksiz, kokusuz, yani ‘ben’i olmayan bir ben olursanız, küllî bir ayna olursunuz Rabbimize.” O’na en küllî bir ayna olan sevgili Peygamberimiz, ümmîliği ve temiz fıtratı ile bu hakikati bize haykırır. O insanlar içinde en çok su gibi olanıdır.
Su gibi acizlik ve fakirlik libasına büründükçe insan, Rahmet Sahibi Sâni’nin hadsiz nimetlerine mazhar olur. Sahip olmadıklarının çokluğunca güzellikler onun mürekkebinden yazılır. Öyle ki, acz ve fakr libasına bürünmüş saf su, safî rahmet olur. Dillere rahmet okutur...
Abdürreşid Şahin
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sessizlik
19.06.2007 İlişkiler
|
|
|
Sevgi davanın esası olmalıdır.
Sevmek ise, sessizliktedir.
Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez.
(Edebâli Hazretlerinin Osman Beye öğüdünden)
Sessizdiniz...
Biraz denizin sesi... Biraz martıların sesi...
Beş vakit, ruhları Cenab-ı Hakk ile muhabbete çağıran ezanın sesi...
Sessizdiniz...
Bir ecnebi, Şehr-i İstanbula adımını attığında bu sessizliğe hayret ederdi. İnsanlar birbirleriyle sessiz bir şekilde konuşuyor. Çocuklar dışarda gürültü yapmadan oynuyor.
Bir ecnebi, Şehr-i İstanbula adımını attığnda kahkaha sesini bulmak için sokaklarda boşuna dolanır dururdu. Tebessümün bütün çeşitleriyle - müşfik, nazik, nahif, manalı... - karşılarşırdı. Ama kahkayı bir türlü bulamazdı.
Itrînin ve Dede Efendinin musikilerinde bir sessizlik vardı. Ruhları maveraya yolculuğa davet eden ve eğer yaralı bir ruh varsa, ona bu yolculukta -ALLAHın izniyle- şifa bahşeden bir sessizlik.
Peki, nedendi bu sessizlik?
Çünkü:
Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber´in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber´e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
ALLAH´ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz ALLAH´ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır. (Hucurat 49/2-3)
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Cep Telefonunuzda İslam´i Programlar
19.06.2007 Teknoloji
|
|
|
Aşağıdaki sitedeki programlar muhteşem ve ücretsiz. İslam´i programlar bir yana Cebinizde MSN ve Zaman Gazatesi´nin keyfi de taşınıyor. Gerçekten büyük hizmetler. Özellikle ben Zaman gazetesini okuyorum 5-6 haber 1-2 kontörüme mal oluyor. Çünkü güzel bir şekilde haber özetleri var böylece boyut ufak olduğu için fazla kontör gitmiyor. (Bu arada hattım TÜRKCELL)
www.mobilexa.net/
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kuran-ı Kerim Full mp3 Kabe İmamları Sesinden
19.06.2007 İlişkiler
|
|
|
Buyrun Linkler Aşağıda Arkadaşlar. Allah Kabul Etsin.
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nokia Marka Cep Telefonlarınız İçin Ücretsiz Temalar
19.06.2007 Teknoloji
|
|
|
Gündemden biraz uzaklaşalım istedim.
Aşağıdaki modeller ve temaları bulabileceğiniz linkler mevcut. Tamamen ücretsiz ve yasal. İyi eğlenceler.
(Sorun yaşarsanız yorum yapabilirsiniz.)
6630 ve Diğer Series 60 Telefonlar
www.nokiotto.it/Multimedia/temi/temi1.htm
Nokia N80, N71, N91, N92, N73, N93, N75, N93i, N77
www.serie-n.it/multimedia/temi-N80/1/temi-nokia-n80-n93-1.htm
Nokia N70, N72, N90
www.serie-n.it/multimedia/temi-N70/1/temi-nokia-n70-n90-1.htm
ve Ortya Karışık
www.nokioteca.net/home/temi.php
|
|
|
| Devamı |
 |
Yorumlar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| | |