|
RENKLERİN YAŞAMA VE SAĞLIĞA YANSIMASI
Renk insan Varolluğundan beri, insan yaşamına enerjisiyle giren; kişisel zevk ve tercihlerle yaşamın, kültürün ve hastalığın ve sağlığın; yani aslında insanın var olduğu her ortamda; bilimsel verilere de dayanarak varlığını, etkisini ve gücünü ispatlamış sanatta olduğu kadar psikolojide de tedavide ve teşhiste yer kazanmış nemli bir olgudur.
RENK VE PSİKOLOJİ
İnsan psikoloji ile rengin doğrudan ilişkisi vardır. Her insanın mizacına uygun bir renk dünyası vardır. Sanat eğitimcisi ve renk kuramcısı J. Itten; “ mavi gözlü sarışın, pembe tenli insanların daha çok belirgin saf renklerden ve yalın renk kontrastlarından hoşlandıklarını, yumuşak ve aydınlık renkleri sevdikleri belirtmiştir. Siyah saçı esmerlerin ise koyu ton ve koyu tonlar içinde yanan güçlü renklerden hoşlandıklarını ifade etmiştir.
Renklerin psikolojik özellikleri özetlendiğinde; mavinin derinlik ve sonsuzluğu; kırmızının hareketi, coşkuyu; sarının dengesizlik ve çılgınlığı; beyazın saflığı ve dürüstlüğü; morun melankoli, duygusallık ve içe dönüklüğü; siyahın karamsarlık ve hüznü; yeşilin mistik ve tutuculuğu ifade ettiği belirtilmiştir. Kasapların ve et reyonlarının yeşil olması etlerin kırmızı ve taze görünmesini sağlaması, pastanelerin ve lokantaların turuncu, pembe ve siyah tonlarda boyanmasının iştah artırdığı bilinmektedir. Sıcak tonlardaki oda duvarlarının rengi, insana odanın normal sıcaklığından birkaç derece daha fazla sıcak olduğu hissini yandırdığı ifade edilen bir durumdur.
Şişman insanların zayıf görünmek için dikine çizgili ve oyu tonlar tercih ettikleri, sıcak giysilerin insanları çekici yaptıkları düşüncesi, renklerin insan psikolojisi üzerindeki ince ama önemli detaylardır.
RENKTE FİZİKSELLİK
Cisimlerin renkleri ancak ışıkta görülebilmektedir. Bir cismin rengi, kendisine gelen güneş ışınlarından yansıttığı renk ile anılır. Örneğin, tüm renk ışınlarını yutan bir cisim siyahtır, öte taraftan tüm renk ışınlarını yansıtırsa beyaz olarak algılanır.
Renkler bir tür elektro manyetik enerji olan titreşim halindeki ışık dalgalarıdır. Her renk farklı dalga uzunlukları ve titreşim sayısına sahiptir.
RENKLERİN ETKİSİ
Renklerin insan davranışı ve psikolojisini önemli ölçüde etkilediği bugün kesinleşmiştir.
Kanada da bir okulda yapılan deneyde, odaların renk ve ışık düzenlerinin değiştirilmesi ile bazı öğrencilerin zekâ düzeylerinin ve disiplin sorunlarının üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan deneylerde, pembe renge bakan kişilerin rahatladıkları, kırmızı, turuncu e sarı gibi sıcak renklere bakanlarda tansiyonun yükseldiği, nabzın ve solunumun hızlandığı, terlemenin çoğaldığı, mavi rengin ise tam tersi etki yarattığı belirlenmiştir.
Araştırmalar, insanların en çok mavi rengi sevdiklerini, bunu kırmızı ve yeşilin takip ettiği göstermiştir. Erkeklerin yeşil, deniz mavisi, turuncu ve koyu mor renkleri tercih ederken; bayanların firuze yeşil, açık mavi, pembe gibi açık-uçuk renkleri, çocukların ise mavi, kırmızı, yeşil, sarı ve turuncu gibi canlı renkleri daha çok sevdiklerini göstermektedir.
Bir binada sarı renkte boyanmış bir tavan, odayı daha yüksek, sarı renkli duvarlar ise daha geniş gösterir. Kliniklerin sıcak renklere boyanması, beyaz rengin hastalarda var olan hüzün duygusunu azaltır. Ayaküstü hazır yiyecek satan dükkânları duvarları iştah açtıran portakal rengine boyanırken yarış arabalarında kırmızı veya turuncu-sarın renkler tercih edilir. Aslında bir renk olmayan daha doğrusu renksizlik olan siyahta makam araçlarının klasik rengidir.
Siyah: Ağırbaşlılığın, soyluluğun, yasın, üzüntünün ve kaybetmenin rengidir.
Hırslı, inatçı, tutkulu insanlar siyahı çok severler. Varolmanında rengi olan siyah, makam arabaların da gücün simgesi olarak kullanılmaktadır.
Korku, umutsuzluk ve ölümü de çağrıştıran siyah dekorasyonda zarafetin ve şıklığın işaretidir.
Siyah rengin insan sağlığı üzerindeki etkilerine bakıldığında, siyahın konsantrasyon sağlamada olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Siyah seven insanların; inatçı ve dirençli oldukları gözlemlenmiştir. Özgüveni motive eden, önemli bir renktir. Çocuklarda ise, siyahla büyüyen çocukların normlara başkaldırdığı, kararlarını kendileri almayı seven, inatçı, hırslı çocuklar oldukları görülmüştür.
Kırmızı: Her ortama enerji verir. Aşk, sevgi, şehvet, heyecan ve günahı sembolize eder. Hormonsal artışı sağlayan, cinsel aktiviteyi artıran ve yaraların iyileşmesini kolaylaştıran kırmızı düşünceyi de etkiler.
Ana renklerden biri olan ve birçok insanın ilk tercihlerinden biri olan dominant ve dinamik renk olarak tanımlanabilir. Harekete geçiren etkisiyle bakan kişinin ilgisini toplar ve yoğunlaştırır.
Kırmızı renk dekorasyonda da girdiği her ortama hayat ve enerji verir. Güçlü, yoğun ışık olduğu zaman kırmızı bir mekânda daha fazla vurgulanır.
Kırmızının simgeleri; ateşin, tutkunun, öfkenin, tehlikenin ve yıkımın sembolüdür. Romalılar ve Spartalılar savaşlarda motivasyonu sağlamak için kırmızı bayrak kullanmışlardır. Bu durum; adrenalin açığa çıkmasını sağlayarak enerji düzeyinin yükselmesine yardımcı olur.
İnsan sağlığında kırmızı, hormonal artışı sağlayan, cinsel aktiviteyi artıran ve yaraların iyileşmesini kolaylaştıran, insan organizmasındaki faaliyetinin yanı sıra vücuttaki dengenin dağılmasına da yardımcı olan bir renktir.
Kan basıncı ve nabız seviyesini artırdığı gibi belli bir süre sonra bu durum tam tersine de dönebilir.
Aynı şekilde kırmızın insan psikolojisindeki etkileri de şu şekilde sıralanabilir;
Kırmızı; yorgunluğu artırır, sinirlerin bozulmasına sebep olabilir. Yaratıcı düşünceyi kuvvetlendirir. Kırmızı rengin tercihi daha çok dışa dönük ve hayal gücü yüksek insanlar tarafından tercih edilir. Üretici etkinliği harekete geçirmek ve pozitif düşünceyi canlandırmak içinde etkilidir. Kırmızı ve çocuklar; fiziksel anlamda tembel çocuklara zindelik verir. Hiperaktiviteyi artırıp, huysuzluk verebilir. Bu yüzden saldırgan çocukları kırmızıdan uzak tutmak gerekebilir.
Sarı: Mutluluk, korkaklık, ihanet, akıl, hastalık, misafirperverliliği temsil eder. Sarı renk geçiciliğin ifadesidir. Zekânın rengidir. Eğlenceyi, keyfi, neşeyi de tanımlar. Aynı zamanda sarının koyu tonları, hastalığı, ihaneti, korkunçluğu da çağrıştırır. Altın sarısı ise onur, alet ve sadakati temsil eder.
Dekorasyonda sarı, dikkat çekiciliği ve ayırt edilebilme özelliğinden dolayı, güvenlikle ilgili birçok alanda vurgulanması ve göze çarpması istenen her noktada sarı kullanılır.
Sarı ve çocuklar; sarı çocuklarda zihni hareket geçirir. Uzun süre bakması en zor renktir. Ama parlaklığı ruhu besler.
Yeşil: Dinlendirici bir renk olan yeşilin yorgun insanlar üzerinde yatıştırıcı sakinleştirici bir etkisi vardır. Ferahlık ve sükûneti sembolize eder. Özellikle zümrüt yeşili ortak hedefler için çalışmayı hızlandırır, ayrıca bireysel hedeflerin gerçekleşmesine yardımcı olur. Yeşil güven duygusunu anlatır bu yüzden bankaların tercih ettiği bir renktir. Savunma sektöründe, askeri alanlarda, doktorların ameliyathane ve klinik giysilerinde yeşil bu amaçla kullanılmıştır.
Dekorasyonda yeşil, gözleri dinlendiren, heyecanı yatıştıran, bir renk olduğu için huzur verir. İlkbaharı çağrıştıran özelliği ile uygulandığı her mekâna temiz hava ve canlılık katar. Yeşil, aşama umudunu, bereketi simgeler.
Turuncu: İştahı harekete geçirir bu nedenle yemek odalarında kullanılır. Ayrıca yeni doğum yapmış anne sütünü artırıcı etki yaptığı da bilinmektedir. Saygı nezaket gibi duyguları vurguladığı için sosyal iletişimlerin yaygın olduğu ortak kulanım alanlarında da tercih edilmektedir.
Turuncu; sıcaklık, neşe, telaş ve bilgeliğin sembolüdür. Psikolojide turuncu hayatı daha mutlu algılamayı sağlar. Bu rengin tüm tonları depresyon için birebir ilaç olarak değerlendirilir. Bununla beraber turuncu kırmızı gibi dışa dönük ve heyecan vericidir. Turuncunun çocuk gelişimindeki etkiler, sessiz ve utangaç bir çocuğun kabuğunu kırması için en uygun renk olduğu söylenmelidir. Bu rengin samimiyeti vurgulayan doğası, çocuklar arasındaki etkileşimi artırır ve pasif bir çocuğun katılımcı olmasına yardımcı olur.
Mavi: Sakinleştirici özelliğiyle tanınan mavi, denizin gökyüzünün rengidir. Mavi gerçekliğin, bağımlılığın, sakinliğin, samimiyetin ve sezginin rengidir. Dekorasyonda mavinin etkisi; fis ve ev ortamlarında mekânsal ferahlık, serinlik veren etki yaratır. Çocuk odalarında mavi kullanıldığında çocukların sakinleştiği gözlenmiştir. Mavinin çocuklarda iletişimi artırdığı ve sakinliği sağladığı bilinmektedir.
Beyaz: Saflığın, temizliğin, barışın, kutsal sayılan kavramların, ahlakın, ışığın rengidir. Mutluluk ve huzur verir. Masumiyetin sembolü olan beyaz, insan psikolojinde özgürlüğü seven, çatışmadan uzak, toleranslı, iyiliksever kişilerce tercih edilir. Çocuk gelişiminde beyaz, çocukları olumsuz durumlardan, olumluya yönlendirir. Beyaz ortamlarda çocukların; temizlik alışkanlıklarını daha çabuk edindikleri görülmüştür.
Gri: Gri, gözün en rahat ayırdığı, algıladığı renklerden biridir. Diplomatik ve ağır bir renktir ama hareketsizliği, yavaşlığı ve ciddiyeti temsil eder. Silahlı kuvvetlerde her yeri griye boyarız. Puslu bir hava gibi yaratıcılığı öldürdüğü ileri sürülür.
Pembe: Uzmanlar pembe giyenlere hizmetlerinden dolayı ödeme yaparken kendimizi daha hissettiğimiz tespit etmişler. İngiltere de Boots ve Marks and Spencer mağazalarında tüm tezgâhtarlar pembe gömlek giymektedirler.
SONUÇ:
Renklerle uğraş medeniyet varolduğundan bu yana sağlık, sanat ve eğitimde önemli bir olgudur. Yetişkinlerde ve çocuklarda sosyal yaşamda veya hastanede her nerede olursa olsun psikolojik ve duygusal yapının içsel ifadesidir. Renkler. Renk tercihi ile kültürel yapı arasında sıkı bir bağ vardır. Siyasi, dini, iklimmatik özellikler bireylerin renk tercihini belirlemede psikolojik yapı kadar etkilidir. Doğadaki uyumun insan sağlığına bir yansıması olarak ta kabul edeceğimiz renkler insan hayatının gelgitlerinin yansıması olarak kabul edebiliriz.
Hanry Mattisse; “ bana büyük hastanelerin duvarlarını verin. Oraya yapacağım resimlerle hastaların bütün dertlerini kısaltacağımı iddia etmiyorum. Ama nekahet devresini kısaltacağımdan eminin” derken renklerin insanın iç dünyasına olumlu etkisini vurgulamak istemiştir.
İnsan hangi cinsiyetten ve meslekten olursa olsun basit renk bilgileri ile kendisini ifade edebilir, ruhsal eğitimine yardımcı olabilir ve aynı zamanda mekanlara ve çevreye daha fazla değer katabilir.
Sevgilerler
Bülent ŞENEL
|